Başkanımızın Mesajı
Sevgili
Basisenliler,
Geride bıraktığımız 2024 yılında dünya jeopolitiğini
tanımlayıcı özelliklerinin ilk sırasına yine “çok kutupluluk” olgusunu koymak
yanlış olmayacaktır. Çünkü 2024 yılına baktığımızda ABD, AB, Çin, Rusya ve
İslam Dünyası’ndan oluşan jeopolitik güç merkezlerinin, siyasetten ekonomiye, toplumsal
yaşamdan kültürel gelişmelere kadar birçok alanda yaşanan olayları etkileyip
yön verdiği görülmektedir. Dolayısıyla, 2024 yılında olduğu gibi 2025’de de, bu
çok kutupluluk olgusunun alt kümelerini oluşturan ve “büyük güçler” olarak
nitelendirilen AB, ABD, Çin ve hatta Rusya giderek karmaşıklaşan küresel
sistemi etkileyerek şekillendirmeye çalışacaklardır.
2024 yılında daha önceki yıllarda başlayıp devam eden
bölgesel çatışma ve savaşlar bir yana, son çeyrekte ve özellikle Aralık ayında dünya
siyasetinde “ilginç” ya da “beklenmedik” diyebileceğimiz olaylarla karşılaştık;
İsrail’in saldırılarının sadece Filistin topraklarına yönelik soykırıma varan işgalle
durmayıp, Lübnan ve Suriye’ye topraklarına doğru yayılması, Donald Trump’ın
yeniden ABD Başkanı olarak seçilmesi, Almanya’da ve Fransa’da hükümetin güvenoyu
alamaması, Suriye’de, 8 Aralık 2024 sabahı HTŞ’nin Şam'ın kontrolünü ele
almasıyla 61 yıllık kanlı BAAS Partisinin iktidarının sona ermesi,
Ukrayna-Rusya savaşının suikast ve füze saldırılarıyla yeni boyut kazanması…
Dünyanın ekonomik ve sosyal görünümüne baktığımızda; mevcut konjonktürün,
küresel büyümede belli bir yavaşlamaya, tüm ülkelerde işsizliğin artmasına, göç
ve mültecilik sorununun farklı boyutlar kazanmasına sebep olduğunu, bunun yanı
sıra iklim krizi ve çevresel sorunları ağırlaştırdığını, küresel yoksulluk ve
gelir dağılımı adaletsizliğini derinleşerek sürdürülebilirlik ilkesinden
uzaklaşıldığını ama bir yandan da yaşamımızın her alanını etkileyen dijital devrimin
hızlanarak ilerlediğini görüyoruz. Bu bağlamda “yeni bir yıl yeni
umutlar demektir” ama yine de “küresel
düzeyde hepimizi zor bir yıl bekliyor” demek yanlış olmayacaktır.
Bölgemiz jeopolitiği ve uluslararası koşulların bu görünümü
altında 2025 yılına girecek olan ülkemizde geride bıraktığımız yıla ilişkin
genel değerlendirmemiz, kronik sorunlarımızın devam ettiği yönündedir. Yıllardan
beri hızını kaybetmeden süregelen siyasi arenadaki çekişme ve tartışmalar ekonomik
ve sosyal hayatı etkilemeye devam ediyor. 2024 sonu için %3’ün biraz üzerinde
olacağı tahmin edilen ekonomik büyümenin nispeten düşük oluşu, yüksek
enflasyonla birlikte işsizlik ve yoksulluğun artması, gelir dağılımının
bozulması ve vergi adaletsizliği ayrıca göç ve mültecilik meselesi başlıca
sorunlarımız olma özelliğini koruyor…
Dolayısıyla çözüm için belli
adımlar atılsa bile ekonomimizim mevcut kronikleşmiş sorunlarının 2025 yılına
aktarılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Sevgili Basisenliler,
Geride bıraktığımız yılda
da hem ekonomi hem de çalışma yaşamımız açısından en büyük olumsuzluğun yine yaşamakta
olduğumuz yüksek enflasyon olduğu görülmektedir. Enflasyon oranının yüksekliği
tüm ülkelerde; hükümetler, kurum ve kuruluşlar için problemli bir konudur.
Ancak enflasyonun sebep olduğu olumsuzlukları en fazla işçiler, memurlar ve dar
gelirliler yani emekçi sınıflar ve onların örgütleri olan sendikalar yaşarlar.
Enflasyonist ortamda sendikalar büyük zorluklarla karşı karşıya kalmaktadırlar.
Çünkü ekonominin düşük performansı bir yana işsizlik ve enflasyon sendikaların
toplu pazarlık mücadelesinde karşısına çıkan engellerin başında gelmektedir.
Türkiye’de enflasyona
ilişkin farklı yaklaşımlar sorunu daha çetrefil hale getirmektedir.
İşverenlerin sanki tek maliyet kalemi ücretlermiş gibi “rekabet edemeyiz,
batarız” söylemiyle algı operasyonu yapmaları, hükümetin “hedef enflasyon”
söylemi etrafında asgari ücret, memur ve emekli maaşlarına ilişkin ücret
politikası oluşturmaya çalışması, buna karşılık işçi, memur ve emeklilerin
haklı olarak ekonomik büyümeden kaynaklı refah payı bir yana reel
ücretlerindeki açık gerilemenin telafi edilmesini talep etmeleri kimsenin aynı
dili konuşmadığını gösteriyor.
Üstelik sendikalar
dışında hiçbir kesim, evrensel insan haklarının bir parçasını oluşturan ve Anayasa’da
yer alan örgütlenme hakkının nasıl engellenip sınırlandırıldığını, toplu pazarlık
sisteminin nasıl zorlaştırıldığını, ayrıca, adeta çalışanların sırtına yüklenmiş
olan bu ülkedeki vergi adaletsizliğinin düzeltilmesi gerektiğini konuşmazken;
%30’lara yaklaşan kayıt dışı istihdama rağmen, iş hukukunun özünü oluşturan “işçiyi
koruma ilkesi” bir kenara koyularak İş mevzuatının daha da esnekleştirilmesini
ve kıdem tazminatı hakkını zayıflatacak düzenlemeler yapılmasını sık sık
gündeme getirilebiliyor.
İşsizlik oranının
yüksekliği, sendikaların toplu pazarlık sürecinde elini zayıflatan önemli
değişken olduğu gibi, çalışanların da “dışarıda bu kadar işsiz varken…” diye
başlayan işveren tehditlerine maruz kalmalarının da bilinen bir bahanesidir. Çalışma
hayatındaki işsizlikten kaynaklanan olumsuzluğa, bir de ekonomide ücret-fiyat
sarmalına dönüşen yüksek enflasyon eklendiğinde sorun daha katmerli bir hal
almaktadır. Çünkü yüksek enflasyonun yanında resmi enflasyon rakamları üzerinde
spekülasyonların yapıldığı bir ortamda, sendikaların toplu pazarlık sürecini
çalışanları mutlu edecek şekilde yönetmeleri oldukça zordur. Bunu başarmak ancak
deneyim, üyelerin tam desteğini alan sabırlı bir mücadele ve kararlı bir
duruşla mümkündür.
Sevgili Basisenliler,
BASİSEN olarak, 2025 yılında
3 işletmemizde üyelerimiz adına toplu pazarlık masasına oturacağız. Asla bir
mazeret olarak belirtmek istemiyorum ama kimsenin aynı dili konuşmadığı bu
ortamda işimiz oldukça zor. Bunu ekonomimizin içinde bulunduğu durumu, örgütlü
bulunduğumuz işletmelerimizin yaklaşımını ve üyelerimizin beklentilerini çok
iyi bildiğim için belirttiğimi ifade etmek istiyorum.
Ancak üyelerimiz merak
etmesinler, bizler ne zorluklar gördük, darbeleri, olağanüstü halleri ve
krizleri yaşadık… Buna rağmen her olumsuzluktan üyelerimizi mağdur durumda
bırakmayacak şekilde alnımızın akıyla çıktık! Önümüzdeki dönemi de yapabileceğimizin
en iyisini yaparak atlatacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Şimdiden “zor bir
yıl” olarak etiketlemek istemediğim 2025’de, toplu pazarlık sürecinde
üyelerimizin alın teri ve göz nurunun karşılığı olarak insana yaraşır bir ücret
zammı almalarını sağlamak amacıyla, özellikle sizlerin desteğini de alarak,
sonuna kadar mücadele edeceğimizin sözünü vermek istiyorum.
Toplu pazarlık süreci
yanı sıra 2025 yılında da örgütlenme faaliyetlerimizi sürdürerek sendikal
örgütlülüğümüzü genişletmeye ve yeni işyerlerine yaymaya çalışacağız. Ayrıca,
üyelerimizin BASİSEN ailesinin birer ferdi olduğu bilincini oluşturmak amacıyla,
boş zamanlarında da yanında yer alıp, sosyal, kültürel ve sportif birçok
etkinlik ile eğitim çalışmaları gerçekleştirerek sendikal örgütlülüğümüzü hem
nicel hem de nitel olarak yukarıya taşıyacağız.
Sevgili Basisenliler,
Temennim yeni umutlarla girdiğimiz
yeni yılda; 2024 yılında yaşadığımız tüm acı, üzüntü ve olumsuzlukların geride
kalmasıdır. Bu duygu ve düşüncelerimle, hepinizin yeni yılını içtenlikle
kutluyor, sevdiklerinizle birlikte size sağlık, mutluluk, huzur ve başarı,
dünyamıza ve ülkemize barış dolu bir yıl diliyorum.
Sevgi ve saygılarımla,
METİN
TİRYAKİOĞLU
BASİSEN Genel Başkanı
30.12.2024 / İSTANBUL
Başkanın daha önceki yıllara ait mesajları:
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- Başkanımızın Mesajı
- BAĞLANTIYI KESME HAKKININ YKB TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNE GİRMESİNİ SAĞLADIK
- Sevgili Basisenliler, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ve Sendikamızın 56. Kuruluş Yıldönümü ile Ramazan Bayramımızın kutlu olmasını diliyorum.
- Sevgili Basisenliler,
- Başkanın Mesajı
- Başkanın Mesajı 31.12.2017
- Başkanın Mesajı 31.12.2016
- Başkanın Mesajı 19.05.2016
- Başkanın Mesajı 01.07.2016
- Başkanın Mesajı 31.12.2015
- Başkanın Mesajı 2015 Ortası
- Başkanın Mesajı 31.12.2014